3 Ocak 2014 Cuma

SIRA DIŞI MİMARİ ESER

 Diğger dikkat ceken eserlerden biri ''THE CROOKED HOUSE''




The Crooked House” (Bükük Ev)'un yerinde, bir zamanlar “Kawiaret” isimli ufak bir kafe bulunuyormuş. Yeni evin yapımına Ocak 2003’te başlanmış; Aralık 2003’te inşaat tamamlanmış. Binanın tasarımında, Jan Marcin Szancer ve Per Dahlberg gibi ünlü yerel illüstratör ve ressamların çizimlerinden faydalanılmış.

26 Aralık 2013 Perşembe

İLGİNÇ SANAT ESERİ


Bu postumda ise farklı mimari eserlerden birini gösternek istedim.





ABD'nin Ohio eyaletindeki sepet üreten Longaberger Basket şirketinin sepet şeklindeki binası. Yapım tarihi 1997.

20 Aralık 2013 Cuma

DOLMABAHÇE SARAYI

Sanat ve mimarisiyle muazzam olan Dolmabahçe sarayını paylaşmak istedim.












12 Aralık 2013 Perşembe

ÜSKÜDAR MUSAHİPZADE CELAL SAHNESİ

VAKTİ GELDİ

Üsküdar Musahipzade Celal sahnesinde sergilenen ''Vakti Geldi'' oyuna çok sevdiğim yakın arkadaşlarımla beraber gittim.Oyunun konusun kısaca söyle ; eskiden çok yakın olan okul arkadaşlarının aldıkları mektup ile yaşamlarının altüst olmasını anlatıyor.Oyunun bazı yerleri durağanlaşsa da yine de görülebilecek bir oyun.



8 Aralık 2013 Pazar

PORSUK ÇAYI

Porsuk çayı Eskişehir'in en güzel ve hareketli bölgelerinin başında yer alır. Eğer bir gün yolunuz Eskişehir'e düşerse herkesin Venedik kanallarını anımsatan porsuk çayında gondolla gezinti yapmasını tavsiye ederim.Gondol kullanan kişiler Venedik kıyafetlerini giymesi de ayrı bir hava katıyor Porsuk çayına.


PORSUK ÇAYI

PORSUK ÇAYI



27 Kasım 2013 Çarşamba

BEŞİKTAŞ

HASAN PAŞA KURU PASTA FIRINI


Kartal heykelinin kanadının ters tarafındaki sokakta sol tarafta yer alan, Beşiktaş'ın en eski kuru pasta fırınıdır.
Kapısından girince tepede zil çalan,güzel tarçınlı ve çikolata kurabiyelerinin herkes tarafından 1 kere tatmasını tasviye ederim.Ayrıca sadece kurabiyeleri degil mantısıda çok güzeldir.Yolunuz düşerse eski ve sıcak bir ortamı olan bu güzel mekana uğramanızı tavsiye ederim.




23 Kasım 2013 Cumartesi

SALT BEYOĞLU



GÜLSÜM KARA MUSTAFA SERGİSİ


Blogumu yazmaya çok gitmek istediğim 13.İstanbul Bienali'den yazmaya devam ediyorum.Uluslararası İstanbul Bienali ,İstanbul Kültür Sanatı Vakfı tarafından iki yılda bir düzenlenen çağdaş sanat etkinliğidir.


''Anne, ben barbar mıyım'' başlığıyla gerçekleşmiş olan 13.İstanbul sergilerine gitmeye karar verdim.Bu seneki sergiler, Antrepo No.3 ,Galata Özel Rum İlköğretim Okulu ,ARTER ,SALT Beyoğlu ve 5533'te yer aldı.


Ben ve arkadaşım ilk olarak İstiklal caddesi üzerindeki Gülsüm Karamustafa'nın sergisi Salt Beyoğlu'na gittik.Burada ilgimi çeken birçok eser gördüm.İlk dikkatimi çeken Mistik Nakliye adlı eserdi.



MİSTİK NAKLİYE

İlk kez 3. İstanbul bienalinde sergilenen, Gülsüm Karamustafa'nın İstanbul Manifaturacılar Çarşısın'dan aldığı metal sepetler ve bunların içinde yerleştirilmiş renkli yorganlardan oluşmuştu.Altlarında bulunan tekerlekler sayesinde kolaylıkla hareket ettirebiliyordu sepetler.Bu eserin sanat değeri taşıması ilgimi çekti açıkçası.



OSMANLI NİSA SOY AĞACI



Sergideki bu eserde ise padişahların hareme seçtiği cariyelere karakteristik özelliklerine göre verilmişti,tekrarlanmayan özgün adlar,renkli kumaş parçalarıyla sıralara dizilir.Bence bu serginin en ilgi çeken eserlerinden biriydi.





ADAB-I MUAŞERET 



Bu eserde ise;Hizmetkarlar ve seyislere kadar herkesin nasıl davranması gerektiğini anlatıldığı ,hem sınıfsal hiyerşayi hem de Avrupa toplumuna özenmeyi görüyoruz.




ABİDE VE ÇOCUK

Abide ve Çocukta diğer ilgi çeken eserlerden biriydi.